HOŞGELDİNİZ!

30 Mayıs 2010 Pazar

YORULUR İNSAN


evet yorulur insan,ansızın yorulur,yavaş yavaş yorulur,her koşulda yorulur.
Ama anlamadan yorulur,zamanın nasıl geçtiğini anlamadan yorulur insan.Anlaması önemli değildir aslında,hayatın nasıl geçtiği,nasıl devam ettiği,kendisini nasıl yorduğu hiç ama hiç önemli değildir çoğu zman.
Yorulurken üzülür insan,sorar kendine,acımasızca sorar ama cevap bulamaz,başkalarına vereceği kadar cevabı yoktur kendine.Acımaz insan,acınmasınıda beklemez..yol tutar kendine yürümeye başlar...gider insan...
Bazen işte gidiyorum der bazen demeden gider,ama gider insan,arkasına bakmadan gider yada gitmek zorunda kalır,ansızın gider.bazen kafasına eser,yavaş yavaş gider.
yorulurken düşünür insan,sorar kendine:nereye? nereye bu yol,neden bu yol,neden başka yer değilde orası,neden başkası değilde o,neden,neden,neden...sorar insan acımaz kendine,en acımasız sorularını sorar...kendine verecek cevabı olmasada sorar işte...
KARIŞIR İNSAN ...CÜMLELERİDE KENDİ GİBİ KARIŞIR...TEK KELİMEYE BİN KELİME SIĞDIRIR GİBİ..KARMAKARIŞIK OLUR İNSAN ...
bulanık insan,çoğu zman bulanıklaşır insan,açık değildir bakışı,açık değildir görüşü,açık değildir yolu...engellenir insan,çoğu zman en acımasız pusulara düşürülür engellenir.bazen kendi kurar tuzaklarını,kendi elleriyle örer kendi ağını,balık tutayım derken örümcek yemi olur..bilemez insan,başkaları ne düşünür bilemez...ağlar insan,illa yaş gerekmez ağlaması için ..içtende ağlar ..gözlüklerinin altında ağlar..ama ağlar işte,öylede böylede ağlar!
üzülür insan,zamansızca üzülür bazen,en mutlu gününü zehir etmeye çalışır gibi üzülür...elinde değildir oysaki,kendide istememiştir üzülmeyi ama engelleyemez insan,engel olamaz çoğu zman ...devam edemez yoluna,devam ettirilmez...bağlanır insan,eli kolu bağlanır,ayakları kesilir,yürüyemez olur,sürünür insan.Hedefe varmak için sürünür çoğu zman...bırakamaz insan ..yüreğinin çağırdığı yere gider,direnemez!
çağrıya karşı koyamaz sevdiğini de bırakır kardeşini de ...neleri bırakmazki insan,o yol uğruna neleri feda etmez...korkar insan...bırakıp gitmeye korkar,ardına bakmaya korkar,bırakıp gidersem geri gelirmiyim diye sorar..hadi git der bir yanı bir yanı boşver der...ama gider insan ...yürür yoluna ... kimse farketmesede yürür çoğu zman ..acı çeker..garip garip dolanır mecnun olur..kimse farketmez halini kimse anlamaz kimse umursamaz kendi kendini umursar insan ..en yakını anlamaz kendi kendini anlar insan...anlaşılmak istemez çoğu zman ben bana yeterim der ..ama acı çeker insan..neden der ,neden farklıyım neden gidiyorum neden ben?neden normal değilim neden başkaları gibi değilim ...neden sadece ben böyleyim ...neden ben?
neden biz yürüyoruz bu yolu.başka kimse yok,sessiz bir yol sedasız ve karanlık...çok uzaklarda bir ışık var ama çooookk uzaklarda işte ...ulaşılmaz gibi bişi..imkansız gibi bişi...anlaşılmaz gibi....kıpkızıl deniz...boğulurken içinde ilerlemek gibi,bile bile ölüme yürümk gibi...engel olamamak ...ölüme engel olamamak...
gidişe dur demek için gitmek..herşeyi geride bırakmak ..ne kadar mümkün,ne mümkün ...nereye kadar böyle gider bu yol nereye kadar ilerler ...nereye kadar çoğalır bu haykırış ya duyulmayış? yolun sonu çıkmaza çıkarsa nerde kalacak bu yalvarış?

1 yorum:

  1. Bu resmi çok severim..blogumda tema olarak da kullanmıştım bir dönem..o derece yani..içimin söküldüğü günlerdi..ilmek ilmek...öyle işte..ben de kuzeydenim ve Kazım Koyuncu nun (rahmetli) fena hayranı..yorgunuz evet..ama dinlenmeli acilen..sevgiler..

    YanıtlaSil