HOŞGELDİNİZ!

4 Mayıs 2010 Salı

-BİR UMUT DÜŞLEMESİ-


...Düşlerin yalnızlığına bırakıyoruz kendimizi, umudun diyarını geçip umutsuzluğun denizlerine bırakıyoruz, boğulmak için!
Kurtulmaya çalışmadan, uğraşmadan adım adım ilerliyoruz, yok oluyoruz!
Suya düşüyor hayallerimiz ve kimse umursamıyor bunu, kimse merak etmiyor ! Çoğu zaman en yakınımız bile umutsuzluğunuzun ardından mendil sallamakla yetiniyor!
Sizde baka kalıyorsunuz yalnız akşamlarınıza, bazen bir umut yeşeriyor ama umudun ufkunu çok uzaklarda görüyorsunuz!
Suya düşen hayalleriniz iyice batıyor denizin diplerine, artık kimse çıkaramıyor sizi o yok oluş diyarlarından, bazen bir korku sarıyor, titriyorsunuz ama geçer diyip devam ediyorsunuz umutsuz yarınlarınıza ulaşmaya,
Güneşin doğuşu size batış oluyor bazen, kendinizi küçük bir kutunun içine hapsediyorsunuz! Ah, dünler diyorsunuz içinizden, derin bir nefesle çekiyorsunuz özlemi içinize ama olmuyor! çünkü dünlerde yarınlar gibi hiçbir değişim göstermedi!ama siz bunu umursamıyorsunuz,yine gidiyorsunuz umutsuzluğunuzun peşindeN,vazgeçmiyorsunuz bu yolculuktan,düşler kurduruyorsunuz… bizde Düşlerle yaşıyoruz hayatı,neyi nasıl görmek istiyorsak öyle görüyoruz.denizi okyanus yapıyor gözlerimiz,dikeni çiçek,çamuru berrak!
Yalnızlığı koca bir ülke kurmuş gibi seviyoruz.Kıtlığı refah,susuzluğu nimet sayıyoruz!
karanlıkları gömüyoruz ellerimizle, Akşamlar ışıl ışıl oluyor,ufuklar aydınlanıyor birden,batan güneşi uyandırıyoruz!denizin dipleri hayallerle değil yıldızlarla dolu oluyor,korkuyu mutlulukla değişiyoruz.
Dünleri unutuyoruz,yarınlara baka kalıyor zaman.avuçlarımızla şekillendiriyoruz dünyamızı,pembeler ve morlar sarıyor dört bir yanımızı,yakamoz yakamoz ışıldıyor artık sular,gülümsüyoruz içten kurduğumuz dünyada biz mutlu oluyoruz artık,başkalarının dünyasını umursamıyoruz,sonra bir kitap alıyoruz elimize.yazılan satırlar büyülüyor ruhumuzu,derin bir kuyudan aşağı düşüyoruz,karanlığa düştüm derken uyanıyoruz aydınlığa,kurduğumuz dünyanın farkına varıyoruz;düşlerimizi büyülere bıraktığımızın,sahte bir dünya kurduğumuzun,kandırıldığımızın…karanlıktan aydınlık yaratıyoruz bizde,çıkıyoruz derin kuyulardan,aşıyoruz çölleri,umudun diyarına varıyoruz,bir kapıda duruyoAruz. Önce tereddüt ediyor ellerimiz kıpırdayamıyor bir süre,dokunamıyor,dona kalıyor .sonra bir ışık görüyor gözlerimiz kamaşıyor baka kalıyor.dilimiz birden konuşmaya başlıyor :’’sahte bir düşle yaşadık hayatımızı belkide sahte gülüşlerle mutlu ettik dünyamızı’’ titriyorsunuz!içinizi bir ürperdi alıyor ama korkmuyorsunuz! Canlanıyor birden elleriniz,aniden kapıyı çalıveriyor engel olamıyorsunuz,kapı açılıveriyor,dilinizde konuşmaya başlıyor aniden:’’güneşimi görmeye geldim’’ …

http://fizy.com/s/10x79u

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder